Annelık demek,kendınle savasmak demekmıs.
Sabrı bıtse bıle kızmayacagım dıye kendınle savasman demekmıs.
Annelık demek kaygı ve durtulerıne yenılmeden dogal annelık yapabılmekmıs.
Annelık demek tıtız bır komsunun evıne gıttıgınde,ıkram edılen seyı cocugun yerken doktugunde komsudan utandıgın ıcın cocuguna kızmamak demekmıs.
Annelık demek neden bu kadar ofkelıyım'le kendını sorgularken,ruhuna yapısan babasının ruhunu gorebılmekmıs.
Annelık demek zamane genclıgı dıyerek cocuklarımızı suclu ve kırlı gostermek degıl,kendı dar kalıplarımızı yıkabılmekmıs.
Annelık demek kendı tatmın olmamıs hayal ve ısteklerımızle, buyuyunce dr olsun su olsun bu olsun larla onda beklentı olusturmamakmıs.
Annelık demek cocugunu bır palyacoya donusturup,ogrendıgı duaları baskalrının yanında okutup kendı egosunu tatmın etmemek demekmıs.
Annelık demek onu terbıye etmek degıl onunla ternıye olabılmekmıs.
Annelık demek'' aman her sey kanser yapıyor zaten'' bahanesıne sıgınmadan evde onun ıcın emek ve zaman harcayarak dogal besleyebılmekmıs.
Annelık demek onun ogle uyukusundan uyanmasını bekleıdıgn ıcın her defasında gec gıttıgın toplantılarda yedıgın lafları duymamazlıktan gelebılmekmıs.
Annelık demek 2 yasındada olsa onun ısteklerıne saygı gosterebılmekmıs.
Annelık demek hayatda yaptıgın en buyuk sanatmıs.Emek ve sabırla kazancı en buyuk sanat...
Sevgıler
31 Mart 2012 Cumartesi
24 Mart 2012 Cumartesi
Kilo vermek kolay mı yoksa......
Yıllarca kilo vermek için uğraşıp veremiyorsanız, sizlere sevindirici bir haberimiz var. uzmanlar, kilo vermenin gerçek sırrını açıkladı.
Daha az yemenin öğrenilen bir eylem olduğunu ve biraz pratik yaparak ve sabırlı olarak bunu başarabileceğinizi söyleyen uzmanlar, birçok insan için problemin daha az yemek yemeyi alışkanlık haline getirememesinde gizli olduğunu belirttiler. Eski alışkanlıklarınızı bırakın ve kararlı olun. Fiziksel değişiklikten önce zihinsel olarak düşüncenizi değiştirmelisiniz.
Diyete başlayıp sürekli yarıda kesmek yerine, aşamalı olarak daha az yemeye çalışın. Tabağınıza daha az yemek alın ve yavaş yavaş yiyin. İşte 7 adımda daha az yemek yemenin yolu:
1. Mini yemek etkili olacak: İdeal olarak doymanız için yemek yediğiniz her seferde, tabağınızda biraz protein, çok az yağ ile çok az lifli gıda olmalı. Örneğin, atıştırmalık olarak sadece meyve yerseniz doymazsınız ve mutsuz olursunuz. Ancak, biraz yoğurtla birlikte meyve yerseniz kendinizi daha tok hissedersiniz.
2. Kendinizi yiyeceklerden mahrum bırakmayın: Kendinizi aç ya da mahrum kalmış hissetmek istemezsiniz. Kalorileri saymayın, sadece porsiyonlarınızı değerlendirin. Günlük kalori alımınızı 2 bin 500'den 2 bine düşürün. Fakat, bunu yaparken porsiyonlarınızın büyüklüğünü yüzde 20 oranında azaltmaya odaklanın. Birkaç hafta içinde, yeni porsiyon miktarına alışacaksınız ve size normal gelecek.
3. Lezzetli ve güzel yemekler yiyin: Öğünlerinizde lezzetli yemekler yiyin, fakat bunları da daha küçük porsiyonlar şeklinde tüketin. Kremalı soslar ve yumuşak browniler kilo verme hedefinizi engelleyecektir. Sıra dışı yemeklerin yanında sıradan yemeklerden de zevk alın.
4. Kaloriyi yiyecek olarak tüketin, içecek olarak değil: Bir kutu maden sodasında 150 kalori vardır. Günde 3 tane içerseniz fazladan 450 kalori alırsınız. Bu nedenle kalorileri doyurucu yiyeceklerden alın, su veya çay için.
5. Egzersiz mükemmel bir ortaktır: Beslenmenizi düzenli egzersizle birleştirirseniz daha başarılı olursunuz. Azar azar kilo vermeyi düşünün ve kasların yağlardan daha ağır olduğunu unutmayın.
6. Yeme sürenizi uzatın: 2 protein barı sadece 360 kaloridir ve aynı zamanda vitamin, mineral, lif, protein, yağ ve karbonhidrat içeriyor. Ancak, bu gıdaları birkaç saniyede yiyip bitirirsiniz. Gıdaları hızlı tüketince beynin doyum merkezleri mesajı doğru olarak alamaz. Bu nedenle yavaş yavaş yiyin, dikkatli çiğneyin, ağzınıza çok fazla yemek atmayın.
7. Sizi tetikleyen şeyleri keşfedin: Sizi yemek yemeye teşvik eden konuyu bulun. Örneğin, kimi insan televizyonun karşısına geçince atıştırma isteği duyar. Bazıları için ise, stres tetikleyici rol oynar. Stres hormonu kortizol iştahı artırır. Bu nedenle sizi tetikleyen konuları bulup, kendi kendinizi kısıtlayın.
Evdekı tehlıke=DETERJAN!!!!!!!!!!!!
Evdeki Tehlikenin Farkında mısınız?
Çamaşır ve bulaşık deterjanı, lavabo açıcı, fırın ve tuvalet temizleyicileri, şampuanlar, oda spreyleri... Herkesin evinde kullandığı masum sanılan temizlik ürünleri...
Bilim ve Teknik Dergisi, kasım ayı sayısında evdeki zararlı kimyasal maddeleri kapağına taşıdı.
Evdeki kimyasalların kısırlıktan kansere, böbrek ve akciğer rahatsızlığından doğum kusurlarına, alerjiden psikolojik bozukluklara kadar birçok hastalığa sebep olduğu belirtildi.
Evlerimizde temizlik adına kullandığımız ürünler ne kadar güvenli? Bu kimyasalların bilinen basit yan etkilerinin dışında kısırlığa, kansere, alerjiye, doğum kusurlarına, psikolojik bozukluklara yol açtığını biliyor musunuz?
TÜBİTAK tarafından yayınlanan Bilim ve Teknik Dergisi'nin son sayısında evdeki zehirli kimyasal maddelere dikkat çekiliyor. Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümü Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adil Denizli ve Doç. Dr. Handan Yavuz'un kaleme aldığı "Evdeki zararlı maddeler" adlı yazıda ilginç detaylara yer veriliyor.
Prof. Dr. Denizli ve Doç. Dr. Yavuz, birçok evsel ürün ve kozmetikte bulunan PFC adlı kimyasal maddenin kadınlarda doğurganlığı azalttığını, yapılan bir araştırmaya dayanarak belirtiyor. Binden fazla hamile kadın üzerinde yapılan araştırmada kadınların kanlarında yüksek seviyelerde per floro kimyasalları (PFC) tespit edildiği ve kadınların çok daha zor hamile kaldığı ortaya çıkmış. PFC'ler su, kir veya yağa dayanıklı tekstil ve deri üretiminde kullanılıyor. Ayrıca tırnak cilaları, diş macunları ve cilt nemlendiriciler gibi kişisel bakım ürünlerinde bulunuyor.
Evsel temizlik malzemeleri, kısırlığın yanı sıra nörolojik, akciğer ve böbrek hasarları, kanser, körlük ve astım gibi ciddi rahatsızlıklara da yol açıyor. Çok kullanılan 15 bin kimyasal maddeden yaklaşık yüzde 75'inin henüz zehirli¬lik testi yapılmış değil. Ortalama bir evde bulunan 150'den fazla kimyasal madde alerji, doğum kusurları, kanser ve psikolojik bozukluklara sebep oluyor. Bunun yanı sıra kişisel bakım ürünlerinde bulunan kimyasal maddelerin 884'ü zehirli. Ayrıca 146'sı tümöre, 218'i üreme bozukluklarına, 314'ü biyolojik mutasyona, 376'sı deri ve göz tahrişine neden oluyor.
Zehirli kimyasal maddeler hayatımıza girdikçe, vücudumuzdaki yağ dokusunda biriken zehir seviyesi de artıyor. Biyobirikim çalışmaları, bazı zehirlerin yaşamımız boyunca vücudumuzda biriktiğini gösteriyor. Böcek öldürücülerin evsel ürünlerin bileşimlerine girmesiyle çocuk kanserlerinde yüzde 28, 10 yıl içinde astım vakalarında yüzde 42 artış gözlendi. Hamilelik sürecinde bahçe veya evde zararlı organizma öldürücüleri kullanan ailelerin çocuklarında lösemi görülme riski daha yüksek.
Lavabo Açıcı, Fırın ve Tuvalet Temizleyiciler Çok Tehlikeli
En tehlikeli üç temizleme ürünü; lavabo açıcılar, fırın ve asidik tuvalet temizleyiciler. Genellikle evsel kazalar beyazlatıcı ve amonyak içeren ürünlerin karıştırılması nedeniyle yaşanıyor. Bu şekildeki karışımla kimyasal tepkime gerçekleşiyor ve 'kloramin' adı verilen bir bileşik oluşuyor. Klorlu beyazlatıcı, tuvalet temizleyici ve pas çözücü gibi asitli ürünlerle karıştırılırsa da tehlikeli klor gazı oluşuyor. Astım, kronik akciğer veya kalp problemleri olanlar beyazlatıcı ve amonyak içeren evsel temizleyiciler ve amonyaklı ürünleri kullanmamalı. . Zaman zaman bu ürünlerin kuvvetli kokusunu gidermek amacıyla içlerine limon veya başka bir ferah koku eklenebiliyor. Bu yanlış bir uygulamadır. Zira kötü koku aynı zamanda o ürünü koklamanın kişiye zarar vereceğini gösteren bir uyarıdır.
Evde Zehir Turu
Klorlu Beyazlatıcı: Amonyakla karışırsa zehirli kloramin gazı çıkar. Bu gaza kısa süreli maruz kalınması, orta derecede astım belirtilerine veya ciddi solunum problemlerine yol açar.
Metal Parlatıcı: Kısa süreli maruz kalma geçici göz buğulanmasına, uzun süreli maruz kalma ise sinir sistemi, deri, böbrek ve gözlerde ciddi hasara sebep olur.
Cam Temizleyici: Baş ağrısı ve akciğer harabiyetine neden olur, gözü tahriş eder.
Dezenfektan: Aşındırıcıdır. İshal, bayılma, baş dönmesine yol açar, böbrek ve karaciğere zarar verir.
Mobilya ve Yer Cilası: Deride renk kaybı, nefes kesilmesi, kusma ve ölüme sebep olur. Kanser ve doğum kusurlarıyla ilişkilidir.
Leke Sökücü ve Halı Temizleyici: Yutulduğunda karaciğer ve böbrek hasarına neden olur. Kanserojendir.
Koku Topu: Özellikle naftalin kanserojendir. Göze, kan, karaciğer, böbrekler, deri ve merkezî sinir sistemine zarar verir.
Tuvalet Temizleyici: Deride yanıklara, yutulduğunda ishale, mide yanıklarına sebep olur.
Yumuşatıcı: Bazı parfümler hassas bünyeli kişilerde tahrişe neden olur.
Alışveriş Yaparken Şüpheci Olun
Alışveriş yaparken şüpheci olun. Genel amaçlı ürünlerden ziyade belirli amaçlara yönelik ürünler tercih edilmeli.
Çelişen özelliklere dikkat edin. Ürünün bir yüzünde 'zehirli değildir' yazarken diğer yüzünde 'buharı zararlıdır' yazıyorsa ortada bir yanlışlık vardır. Ağız yoluyla zehirlenme ihtimalinin düşük olması ürünün zararsız olduğu anlamına gelmez.
Oda spreyleri kullanılmamalı. Onun yerine kötü kokunun kaynağı bulunarak ortamdan uzaklaştırılmalı. Sprey kullanmadan, pencereleri açarak da odanın havası temizlenebilir.
Fosfat, suyu yumuşatmak için kullanılan minerallerdir. Birçok ülke, evsel deterjanlar ve diğer bazı temizlik maddelerinde fosfatların kullanılmasını yasakladı. Bulaşık makinesi deterjanları genellikle fosfat kısıtlamalarının dışındadır, birçok marka fosfat içerir, ancak fosfat içermeyen alternatif ürünler de var. Elde yıkama deterjanlarında fosfat bulunmuyor.
Temizleme amaçlı kullanılan, zayıf biyobozunurluğa sahip petrol kaynaklı sadece bir tek yüzey aktif madde var. Bu madde nonilfenol etoksilat. Temizlik ürünlerinin bileşimini gösteren listede nadiren görülür. Çünkü görülürse bu ürün alınmak istenmiyor. Nonilfenol etoksilatlar ve bunların türevleri olan oktifeniletoksilatlar, saç boyalarında, şampuanlarda ve saç şekillendiricilerde çokça kullanılıyor. Genellikle 'nonoxynol' veya 'octoxynol' olarak gösteriliyorlar. 'Nonoxynol -9' sıklıkla sperm öldürücü olarak kullanılıyor.
'Kırışmaya dayanıklıdır' etiketli dokumalar genellikle formaldehit reçineyle işlenir ve bu da zarar vericidir. Ütü istemeyen kumaşlar, nevresim, perde, yatak giysileri, diğer tüm dokunmuş ürünler, özellikle 'kalıcı ütülü' veya 'kullanımı kolay' ifadeleriyle satılan polyester/pamuk karışımları bu kapsamdadır.
Şampuanlarda kresol, formaldehit, glikoller, nitratlar, kükürt bileşikleri, saç spreylerinde bütan itici ve formaldehit reçineler, losyon, krem ve nemlendiricilerde glikol, fenol ve boyalar, deodorantlarda kullanılan alüminyum klorhidrat, aerosol iticiler, amonyak, triklosanlar çok zararlıdır
Çamaşır ve bulaşık deterjanı, lavabo açıcı, fırın ve tuvalet temizleyicileri, şampuanlar, oda spreyleri... Herkesin evinde kullandığı masum sanılan temizlik ürünleri...
Bilim ve Teknik Dergisi, kasım ayı sayısında evdeki zararlı kimyasal maddeleri kapağına taşıdı.
Evdeki kimyasalların kısırlıktan kansere, böbrek ve akciğer rahatsızlığından doğum kusurlarına, alerjiden psikolojik bozukluklara kadar birçok hastalığa sebep olduğu belirtildi.
Evlerimizde temizlik adına kullandığımız ürünler ne kadar güvenli? Bu kimyasalların bilinen basit yan etkilerinin dışında kısırlığa, kansere, alerjiye, doğum kusurlarına, psikolojik bozukluklara yol açtığını biliyor musunuz?
TÜBİTAK tarafından yayınlanan Bilim ve Teknik Dergisi'nin son sayısında evdeki zehirli kimyasal maddelere dikkat çekiliyor. Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümü Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adil Denizli ve Doç. Dr. Handan Yavuz'un kaleme aldığı "Evdeki zararlı maddeler" adlı yazıda ilginç detaylara yer veriliyor.
Prof. Dr. Denizli ve Doç. Dr. Yavuz, birçok evsel ürün ve kozmetikte bulunan PFC adlı kimyasal maddenin kadınlarda doğurganlığı azalttığını, yapılan bir araştırmaya dayanarak belirtiyor. Binden fazla hamile kadın üzerinde yapılan araştırmada kadınların kanlarında yüksek seviyelerde per floro kimyasalları (PFC) tespit edildiği ve kadınların çok daha zor hamile kaldığı ortaya çıkmış. PFC'ler su, kir veya yağa dayanıklı tekstil ve deri üretiminde kullanılıyor. Ayrıca tırnak cilaları, diş macunları ve cilt nemlendiriciler gibi kişisel bakım ürünlerinde bulunuyor.
Evsel temizlik malzemeleri, kısırlığın yanı sıra nörolojik, akciğer ve böbrek hasarları, kanser, körlük ve astım gibi ciddi rahatsızlıklara da yol açıyor. Çok kullanılan 15 bin kimyasal maddeden yaklaşık yüzde 75'inin henüz zehirli¬lik testi yapılmış değil. Ortalama bir evde bulunan 150'den fazla kimyasal madde alerji, doğum kusurları, kanser ve psikolojik bozukluklara sebep oluyor. Bunun yanı sıra kişisel bakım ürünlerinde bulunan kimyasal maddelerin 884'ü zehirli. Ayrıca 146'sı tümöre, 218'i üreme bozukluklarına, 314'ü biyolojik mutasyona, 376'sı deri ve göz tahrişine neden oluyor.
Zehirli kimyasal maddeler hayatımıza girdikçe, vücudumuzdaki yağ dokusunda biriken zehir seviyesi de artıyor. Biyobirikim çalışmaları, bazı zehirlerin yaşamımız boyunca vücudumuzda biriktiğini gösteriyor. Böcek öldürücülerin evsel ürünlerin bileşimlerine girmesiyle çocuk kanserlerinde yüzde 28, 10 yıl içinde astım vakalarında yüzde 42 artış gözlendi. Hamilelik sürecinde bahçe veya evde zararlı organizma öldürücüleri kullanan ailelerin çocuklarında lösemi görülme riski daha yüksek.
Lavabo Açıcı, Fırın ve Tuvalet Temizleyiciler Çok Tehlikeli
En tehlikeli üç temizleme ürünü; lavabo açıcılar, fırın ve asidik tuvalet temizleyiciler. Genellikle evsel kazalar beyazlatıcı ve amonyak içeren ürünlerin karıştırılması nedeniyle yaşanıyor. Bu şekildeki karışımla kimyasal tepkime gerçekleşiyor ve 'kloramin' adı verilen bir bileşik oluşuyor. Klorlu beyazlatıcı, tuvalet temizleyici ve pas çözücü gibi asitli ürünlerle karıştırılırsa da tehlikeli klor gazı oluşuyor. Astım, kronik akciğer veya kalp problemleri olanlar beyazlatıcı ve amonyak içeren evsel temizleyiciler ve amonyaklı ürünleri kullanmamalı. . Zaman zaman bu ürünlerin kuvvetli kokusunu gidermek amacıyla içlerine limon veya başka bir ferah koku eklenebiliyor. Bu yanlış bir uygulamadır. Zira kötü koku aynı zamanda o ürünü koklamanın kişiye zarar vereceğini gösteren bir uyarıdır.
Evde Zehir Turu
Klorlu Beyazlatıcı: Amonyakla karışırsa zehirli kloramin gazı çıkar. Bu gaza kısa süreli maruz kalınması, orta derecede astım belirtilerine veya ciddi solunum problemlerine yol açar.
Metal Parlatıcı: Kısa süreli maruz kalma geçici göz buğulanmasına, uzun süreli maruz kalma ise sinir sistemi, deri, böbrek ve gözlerde ciddi hasara sebep olur.
Cam Temizleyici: Baş ağrısı ve akciğer harabiyetine neden olur, gözü tahriş eder.
Dezenfektan: Aşındırıcıdır. İshal, bayılma, baş dönmesine yol açar, böbrek ve karaciğere zarar verir.
Mobilya ve Yer Cilası: Deride renk kaybı, nefes kesilmesi, kusma ve ölüme sebep olur. Kanser ve doğum kusurlarıyla ilişkilidir.
Leke Sökücü ve Halı Temizleyici: Yutulduğunda karaciğer ve böbrek hasarına neden olur. Kanserojendir.
Koku Topu: Özellikle naftalin kanserojendir. Göze, kan, karaciğer, böbrekler, deri ve merkezî sinir sistemine zarar verir.
Tuvalet Temizleyici: Deride yanıklara, yutulduğunda ishale, mide yanıklarına sebep olur.
Yumuşatıcı: Bazı parfümler hassas bünyeli kişilerde tahrişe neden olur.
Alışveriş Yaparken Şüpheci Olun
Alışveriş yaparken şüpheci olun. Genel amaçlı ürünlerden ziyade belirli amaçlara yönelik ürünler tercih edilmeli.
Çelişen özelliklere dikkat edin. Ürünün bir yüzünde 'zehirli değildir' yazarken diğer yüzünde 'buharı zararlıdır' yazıyorsa ortada bir yanlışlık vardır. Ağız yoluyla zehirlenme ihtimalinin düşük olması ürünün zararsız olduğu anlamına gelmez.
Oda spreyleri kullanılmamalı. Onun yerine kötü kokunun kaynağı bulunarak ortamdan uzaklaştırılmalı. Sprey kullanmadan, pencereleri açarak da odanın havası temizlenebilir.
Fosfat, suyu yumuşatmak için kullanılan minerallerdir. Birçok ülke, evsel deterjanlar ve diğer bazı temizlik maddelerinde fosfatların kullanılmasını yasakladı. Bulaşık makinesi deterjanları genellikle fosfat kısıtlamalarının dışındadır, birçok marka fosfat içerir, ancak fosfat içermeyen alternatif ürünler de var. Elde yıkama deterjanlarında fosfat bulunmuyor.
Temizleme amaçlı kullanılan, zayıf biyobozunurluğa sahip petrol kaynaklı sadece bir tek yüzey aktif madde var. Bu madde nonilfenol etoksilat. Temizlik ürünlerinin bileşimini gösteren listede nadiren görülür. Çünkü görülürse bu ürün alınmak istenmiyor. Nonilfenol etoksilatlar ve bunların türevleri olan oktifeniletoksilatlar, saç boyalarında, şampuanlarda ve saç şekillendiricilerde çokça kullanılıyor. Genellikle 'nonoxynol' veya 'octoxynol' olarak gösteriliyorlar. 'Nonoxynol -9' sıklıkla sperm öldürücü olarak kullanılıyor.
'Kırışmaya dayanıklıdır' etiketli dokumalar genellikle formaldehit reçineyle işlenir ve bu da zarar vericidir. Ütü istemeyen kumaşlar, nevresim, perde, yatak giysileri, diğer tüm dokunmuş ürünler, özellikle 'kalıcı ütülü' veya 'kullanımı kolay' ifadeleriyle satılan polyester/pamuk karışımları bu kapsamdadır.
Şampuanlarda kresol, formaldehit, glikoller, nitratlar, kükürt bileşikleri, saç spreylerinde bütan itici ve formaldehit reçineler, losyon, krem ve nemlendiricilerde glikol, fenol ve boyalar, deodorantlarda kullanılan alüminyum klorhidrat, aerosol iticiler, amonyak, triklosanlar çok zararlıdır
Zararlı katkı maddelerınden bazıları,,
Aşağıda ise gidaraporu.com dan alınan paragrafta zararlı katkılar arasında görüyoruz:
Başta kanser olmak üzere, allerji, astım, beyin hasarı, Alzheimer, Parkinson, Huntington hastalıkları, Sara (epilepsi). siroz, DNA bozuklukları, hiperaktivite, böbrek ve karaciğer hasarları, kalp ve sinir rahatsızlıkları, Büyüme hormonu baskılanması gibi pekçok hastalıklara davetiye çıkartan meşrubatlarda kullanılan bu katkı maddelerinin bazıları ise şöyledir:
E102 Tartrazin, E110 Yellow 6(Sunset Yellow, FCF, Orange Yellow S), E120 Karmin-Kokonial, E127 Red 3(Erythrosine), E133 Blue 1 ve Blue 2 (Brilliant blue FCF), E210-E219 Benzoatlar, E220-E228 Sülfitler, E250-E251 Sodium Nitrite (Sodium Nitrate), E310 Propyl Gallate, E320 BHA ve E321 BHT, E422Gliserol (gliserin), E441Gelatin(jelatin), E470-E477 Mono ve digliseridler ve esterleri, E621Monosodium glutamate (MSG), E924 Potassium Bromate, E950 Acesulfame-K, E951 Aspartame (Equal, NutraSweet), E1510 Etanol(etil alkol), E338 Fosforik asit, Kafein, ....
Bu katkı maddelerini içeren meşrubat ve diğer gıda ürünlerini tüketmemeye çalışmak sağlığımızı korumada çok önemli bir adım atmak demektir. Geliniz, ismi ne olursa olsun, markası ne olursa olsun, bu tüketim çılgınlığına bir son verelim neslimizi ve sağlığımızı kurtaralım!...
Başta kanser olmak üzere, allerji, astım, beyin hasarı, Alzheimer, Parkinson, Huntington hastalıkları, Sara (epilepsi). siroz, DNA bozuklukları, hiperaktivite, böbrek ve karaciğer hasarları, kalp ve sinir rahatsızlıkları, Büyüme hormonu baskılanması gibi pekçok hastalıklara davetiye çıkartan meşrubatlarda kullanılan bu katkı maddelerinin bazıları ise şöyledir:
E102 Tartrazin, E110 Yellow 6(Sunset Yellow, FCF, Orange Yellow S), E120 Karmin-Kokonial, E127 Red 3(Erythrosine), E133 Blue 1 ve Blue 2 (Brilliant blue FCF), E210-E219 Benzoatlar, E220-E228 Sülfitler, E250-E251 Sodium Nitrite (Sodium Nitrate), E310 Propyl Gallate, E320 BHA ve E321 BHT, E422Gliserol (gliserin), E441Gelatin(jelatin), E470-E477 Mono ve digliseridler ve esterleri, E621Monosodium glutamate (MSG), E924 Potassium Bromate, E950 Acesulfame-K, E951 Aspartame (Equal, NutraSweet), E1510 Etanol(etil alkol), E338 Fosforik asit, Kafein, ....
Bu katkı maddelerini içeren meşrubat ve diğer gıda ürünlerini tüketmemeye çalışmak sağlığımızı korumada çok önemli bir adım atmak demektir. Geliniz, ismi ne olursa olsun, markası ne olursa olsun, bu tüketim çılgınlığına bir son verelim neslimizi ve sağlığımızı kurtaralım!...
19 Mart 2012 Pazartesi
Praben nedir= kanser!!!!
Paraben nedir biliyor muydunuz ?
Organik kozmetik ürünlerin en önemli farkı insan sağlığına zararlı herhangi bir madde içermemesidir.
Örneğin; şampuan, losyon gibi birçok kişisel bakım ve güzellik ürününlerinin içeriğinde ciltte egzama tipi tahriş ve alerjik reaksiyonlara sebep olan zehirli ve toksik PARABEN maddesi bulunur.
Paraben, sadece kozmetik ürünlerde bulunan onlarca zararlı kimyasaldan biri… Unutmayın; parabenler vücutta östrojeni taklit eden madde olarak bilinir. En önemli verilerde, göğüs kanseri hastalarının tümör örnekleri içinde bol miktarda paraben maddesi olduğu ortaya çıkmıştır. Unutmamalıyız ki hiçbir organik bakım ürününde paraben ve benzeri kimyasal içeriğe rastlanmaz
Raf ömrünü uzatıcı olarak kullanılan madde ciltte egzama tipi tahriş ve alerjik reaksiyonlara sebep olur. Benzoik asidin bir türevidir. Zehirli ve toksik bir maddedir. Parabenler vücutta östrojeni taklit eden madde olarak bilinir. Göğüs kanseri hastası kadınlar üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda alınan tümör örnekleri içinde bol miktarda paraben maddesi olduğu ortaya çıkmıştır. Vücutta hormanal etkileri artıran kimyasal maddelerin kullanılması özellikle öströjen hormonuyla artan göğüs kanserinin yaygınlaşmasına sebep olmuştur. Göğüs dokusundaki yoğun yağ oranı vücuttaki toksik maddelerin burada yoğunlaşmasına ve göğüs kanserinin en yaygın kanser çeşidi olmasına sebep olmaktadır
İngiltere’de yayınlanan bu önemli sağlık raporunun Uluslar Arası Malzeme Güvenlik Data Sayfasında( MSDS) yer alan bilgilere göre:
Ancak şunu da aklınızdan çıkarmayın, tıbbi otoriteler kozmetik ürünlerin içeriğinin tam olarak açıklanmasını zorunlu tutmuyorlar..
Organik kozmetik ürünlerin en önemli farkı insan sağlığına zararlı herhangi bir madde içermemesidir.
Örneğin; şampuan, losyon gibi birçok kişisel bakım ve güzellik ürününlerinin içeriğinde ciltte egzama tipi tahriş ve alerjik reaksiyonlara sebep olan zehirli ve toksik PARABEN maddesi bulunur.
Paraben, sadece kozmetik ürünlerde bulunan onlarca zararlı kimyasaldan biri… Unutmayın; parabenler vücutta östrojeni taklit eden madde olarak bilinir. En önemli verilerde, göğüs kanseri hastalarının tümör örnekleri içinde bol miktarda paraben maddesi olduğu ortaya çıkmıştır. Unutmamalıyız ki hiçbir organik bakım ürününde paraben ve benzeri kimyasal içeriğe rastlanmaz
Parabenler
(Metil Propil Butil Etil)
(Metil Propil Butil Etil)
Raf ömrünü uzatıcı olarak kullanılan madde ciltte egzama tipi tahriş ve alerjik reaksiyonlara sebep olur. Benzoik asidin bir türevidir. Zehirli ve toksik bir maddedir. Parabenler vücutta östrojeni taklit eden madde olarak bilinir. Göğüs kanseri hastası kadınlar üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda alınan tümör örnekleri içinde bol miktarda paraben maddesi olduğu ortaya çıkmıştır. Vücutta hormanal etkileri artıran kimyasal maddelerin kullanılması özellikle öströjen hormonuyla artan göğüs kanserinin yaygınlaşmasına sebep olmuştur. Göğüs dokusundaki yoğun yağ oranı vücuttaki toksik maddelerin burada yoğunlaşmasına ve göğüs kanserinin en yaygın kanser çeşidi olmasına sebep olmaktadır
PARABENLER
FDA kozmetikte kullanılan parabenlerin güvenliği üzerine araştırmayı bir numarayla içine almaktadır. Aşağıdaki bilgiler soru cevap üzerine tasarlanmaktadır.
Parabenler nedir?
Parabenler çok geniş çapta kozmetik ürünleri içinde kullanılan koruyuculardır. Kimyasal olarak parabenler p-hidroksi benzoik asidin esterleridir. Kozmetik ürünlerinde propylparaben, methylparaben ve buthylparaben birlikte kullanır. Tipik olarak, ürünlerin içinde birden fazla paraben kullanılmaktadır ve onlar, mikroorganizmaların geniş alanlarına karşı koruyuculuğu sağlamak için sık sık diğer koruyucu tipleri ile birlikte kullanılırlar. Karışımlarda düşük seviyelerde kullanılan parabenlerin aktivasyonu, koruyucunun aktivasyon süresini artırır.
Niçin kozmetikte koruyucular kullaniriz?
Kozmetik ürünlerinde kullanılan koruyucular, ürünü mikrobiyolojik büyüme karşı ve ürünün güvenirliğini sürdürmesi her ikisi de, tüketicinin korunması içindir. Kozmetik ürünlerde kullanılan hammaddelerin, yasa gereği müşteriyi bilgilendirmek için etiket üzerine yazılması zorunludur. Müşteriler için bu önemli bir bilgidir. Böylelikle onlar, tanımadığı bir içeriği içeren üründen almamaya karar vermektedir. Parabenler isim olarak kolaylıkla tanınmaktadır, öyleki methylparaben, ethylparaben, buthylparaben ya da benzylparaben gibi.
Bu yil içinde yakin zamanda medyada yer alan, Ingiliz arastirmacilarin raporuna göre meme tümörlerinin örneklerinin içinde paraben oldugu saptanmistir.
Bundan dolayi, inandiricilik adina arastirmacilardan, Edinburgh’da üniversitede okuyan onkoloji uzmani Philippa Darbe yeni bir çalisma yapmistir. Kimyasal olarak 20 tümörün 18’inde Paraben tespit etmistir. Bu da göstermektedir ki, onlar cildimize yaptigimiz bazi uygulamalardan kaynaklanmaktadir. En olasi aday mevcut deodorantlar, antiperspirantlar, kremler ve vücut sprayleridir.
FDA kozmetikte kullanılan parabenlerin güvenliği üzerine araştırmayı bir numarayla içine almaktadır. Aşağıdaki bilgiler soru cevap üzerine tasarlanmaktadır.
Parabenler nedir?
Parabenler çok geniş çapta kozmetik ürünleri içinde kullanılan koruyuculardır. Kimyasal olarak parabenler p-hidroksi benzoik asidin esterleridir. Kozmetik ürünlerinde propylparaben, methylparaben ve buthylparaben birlikte kullanır. Tipik olarak, ürünlerin içinde birden fazla paraben kullanılmaktadır ve onlar, mikroorganizmaların geniş alanlarına karşı koruyuculuğu sağlamak için sık sık diğer koruyucu tipleri ile birlikte kullanılırlar. Karışımlarda düşük seviyelerde kullanılan parabenlerin aktivasyonu, koruyucunun aktivasyon süresini artırır.
Niçin kozmetikte koruyucular kullaniriz?
Kozmetik ürünlerinde kullanılan koruyucular, ürünü mikrobiyolojik büyüme karşı ve ürünün güvenirliğini sürdürmesi her ikisi de, tüketicinin korunması içindir. Kozmetik ürünlerde kullanılan hammaddelerin, yasa gereği müşteriyi bilgilendirmek için etiket üzerine yazılması zorunludur. Müşteriler için bu önemli bir bilgidir. Böylelikle onlar, tanımadığı bir içeriği içeren üründen almamaya karar vermektedir. Parabenler isim olarak kolaylıkla tanınmaktadır, öyleki methylparaben, ethylparaben, buthylparaben ya da benzylparaben gibi.
Bu yil içinde yakin zamanda medyada yer alan, Ingiliz arastirmacilarin raporuna göre meme tümörlerinin örneklerinin içinde paraben oldugu saptanmistir.
Bundan dolayi, inandiricilik adina arastirmacilardan, Edinburgh’da üniversitede okuyan onkoloji uzmani Philippa Darbe yeni bir çalisma yapmistir. Kimyasal olarak 20 tümörün 18’inde Paraben tespit etmistir. Bu da göstermektedir ki, onlar cildimize yaptigimiz bazi uygulamalardan kaynaklanmaktadir. En olasi aday mevcut deodorantlar, antiperspirantlar, kremler ve vücut sprayleridir.
Bu çalismayi yazan yazarlar onlarin gazetesinde: “ Çevrenin listesine bu parabenleri de estrogenik kimyasallar olarak eklenmelidir ve insan memesi içinde toplandigi/birikim yaptigi ve çoktan polyklorinat byphenyls (PCBs) ve organoklorin pesticide (OCPs) dahil edilmelidir. Bu dahi, bütün kimyasallarin arasinda bunlarin olasi zehirli etkisi ile mümkün olabilecek etkilesimden dolayi piyasadan kaldirilmalidir.
ALERJİ VE PARABENLER
PARABEN MIX – PARABEN KARIŞIMI (methyl-, ethyl-, propyl-, butyl- and benzyl-parahydroxybenzoate)
NEDİR? En yaygın olarak kullanılan korucuyucu maddelerdir, birçok ürünün içinde bulunur
NERELERDE BULUNUR? Kozmetikler (Fondoten, pudra,, göz farı, maskara, makyaj temizliyiciler, ruj, çabuk kuruyan ojeler).
Ilaçlar (Krem- merhem şeklinde ilaçlar, göz, kulak ve burun damlaları, rektal -vaginal ilaçlar, bandajlar, lokal anestezik ilaçlar)
Kişisel bakım ürünleri (Nemlendirici losyon ve kremler, diş macunu, diş tozu ve temizliyicileri, güneş yağları, cilt temizleyiciler, terlemeyi önleyici deodorantlar, sabunlar…), Gıdalar (Salata sosları, mayonez, hardal, ketçap, dondurulmuş gıdalar-sebzeler, reçeller, meyve suları…)
Ilaçlar (Krem- merhem şeklinde ilaçlar, göz, kulak ve burun damlaları, rektal -vaginal ilaçlar, bandajlar, lokal anestezik ilaçlar)
Kişisel bakım ürünleri (Nemlendirici losyon ve kremler, diş macunu, diş tozu ve temizliyicileri, güneş yağları, cilt temizleyiciler, terlemeyi önleyici deodorantlar, sabunlar…), Gıdalar (Salata sosları, mayonez, hardal, ketçap, dondurulmuş gıdalar-sebzeler, reçeller, meyve suları…)
ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) -Paraphenylenediamin ve benzokain
ÖNEMLİ NOKTALAR Kortizon içeren merhemlerde bulunabilir. Paraben içeren kremler kronik deri hastalığı olanlarda kullanılmamalıdır. Paraben-free (paraben içermeyen) kozmetikler piyasada mevcuttur.
*************************************************
CAN SIKICI…
Ne yiyorsak oyuz, ne içiyorsak oyuz, bütün bunlara ilaveten cildimize ne sürüyorsak, saçımızı neyle boyuyorsak ne ile yıkanıyorsak, ellerimizi ne ile yumuşatıyorsak, yüzümüze hangi malzemelerle renk katıyorsak biraz da oyuz…
İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, ortalama bakımlı bir kadın, 1 gün içinde cildine en az 12 çeşit ürün uygular. Böyle söyleyince çokmuş gibi geliyor ama sıralayınca bu tespitin ne kadar yerinde olduğunu hatta daha fazlasının bile kolayca mümkün olduğunu görüyoruz;
İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, ortalama bakımlı bir kadın, 1 gün içinde cildine en az 12 çeşit ürün uygular. Böyle söyleyince çokmuş gibi geliyor ama sıralayınca bu tespitin ne kadar yerinde olduğunu hatta daha fazlasının bile kolayca mümkün olduğunu görüyoruz;
- Şampuan,
- Saç kremi
- Köpük
- Sprey
- Jöle
- Vücut şampuanı
- Sabun,
- Temizleme losyonu,
- Tonik,
- Nemlendirici,
- Gözaltı kremi,
- Vücut losyonu,
- Aseton,
- Oje,
- Güneşten koruyucu,
- Allık,
- Ruj, kalem, parlatıcı vs.
- Rimel,
- Parfüm,
- El kremi...
Şaşırtıcı değil mi? Bakın bir çırpıda 20 ürünü ve hatta daha fazlasını sıralayıverdik. Tüm bu gündelik malzemelerin içeriklerini kabaca hesaplarsak, cildimizi her gün sayısı 175 den az olmayan kimyasal madde ile sıvadığımızı söyleyebiliriz. Bunların her birisi deriden nüfuz ederek vücudumuza girer.
Erkeklerin bıyık altından tebessüm ettiklerini görür gibi oluyorum. Ne yazık ki onların da düşünmeleri gerekir. Çünkü bugün söz konusu edeceğim toksik kozmetikler arasında deodorantlar, duş jelleri, traş köpükleri de yer almaktadır..
Erkeklerin bıyık altından tebessüm ettiklerini görür gibi oluyorum. Ne yazık ki onların da düşünmeleri gerekir. Çünkü bugün söz konusu edeceğim toksik kozmetikler arasında deodorantlar, duş jelleri, traş köpükleri de yer almaktadır..
Hatta çocuklar için yapılan ürünler bile düşündürücüdür...
Her şeye kara çalmaya kalkışacak değilim. Kozmetik malzemelerdeki içeriklerin bazıları cildimiz için gerçekten yararlı maddelerdir. Onlara kesinlikle ihtiyacımız var.
Ama bazıları?
İşte bu günkü sohbetimiz bu noktada başlıyor..
GÜVENLİ KOZMETİKLER KAMPANYASIGeçtiğimiz yıl “güvenli kozmetikler” adı atında bir kampanya açılmıştı, “Campaign for Safe Cosmetics.” Bildirgelerindeki en tüyler ürperti maddelerden birisi, çocuk şampuanları içindeki katkı maddeleri arasında kanserojen bir madde olan
1,4 Dioxane’in yer alması idi.
İngiltere’de yayınlanan bu önemli sağlık raporunun Uluslar Arası Malzeme Güvenlik Data Sayfasında( MSDS) yer alan bilgilere göre:
1,4-dioxane:
Kozmetik ürünlerde kansere yol açan maddelerin başında yer alır. Köpük yapıcı ve nemlendirici ürünlerde yaygın olarak kullanılır. Etiket üzerinde, “PEG”, “Polyethylene”, “Polyethylene glycol”, “Polyoxyethylene” kelimeleri ile tanımlanır.
Kozmetik ürünlerde kansere yol açan maddelerin başında yer alır. Köpük yapıcı ve nemlendirici ürünlerde yaygın olarak kullanılır. Etiket üzerinde, “PEG”, “Polyethylene”, “Polyethylene glycol”, “Polyoxyethylene” kelimeleri ile tanımlanır.
§ Solunumla, deri emilimi ve yutma ile zararlı etkiler oluşabilir.
§ Fazlaca görülen etkileri: göz ve mukozada kaşıntı, deride tahriş, santral sinir sisteminde depresyon, zehirlenme..
§ Akut maruz kalma halinde; tahrişlere, baş ağrısına, baş dönmesine ve uyuşukluğa neden olur.
§ Kronik nefes almaya maruz kalma halinde; karaciğer ve böbreklerde tahribat yapabilir ve kan bozukluklarına neden olabilir.
§ Bu kimyasallara maruz kalma sayısı arttıkça kan, karaciğer, böbrek ve deri tahribatlarının tedavi şartları da ağırlaşabilir..
KOZMETİKLER NASIL BOZULMADAN KALIR?Cilt bakımı ve makyaj ürünleri içinde zorunlu olarak koruyucu maddeler kullanılır. Bunlar ciltte uzun süre bırakılırsa, özellikle BHT adlı kimyasal cilde % 10 kadar nüfuz edebilir ve alerjik reaksiyonlara neden olur.
Yine kozmetik ürünlerde yaygın olarak kullanılan Paraben ve Phthales maddeleri de ciddi riskler taşır. Her iki kimyasal konusunda yapılan araştırmalarda normal hormon fonksiyonlarını bozduğunu, akciğer, karaciğer ve böbrek hasarına yol açabildiği ve göğüs kanseri tehlikesini arttırabildiği görülüyor.
§ Parabenler deodorantlar, kremler, vücut spreyleri ve daha birçok kozmetikte anti mikrobiyal koruyucular olarak kullanılır.
§ Phthales ise deodorant, parfüm, tırnak cilaları ve saç speylerinde yer alır.
Yine aynı sağlık raporuna göre;
“Paraben koruyucular (methyl, propyl, butyl ve ethyl) :
Mikrobiyel oluşumu önlemek ve ürünün raf ömrünü uzatmak için eklenirler. Toksik oldukları bilinmesine rağmen oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Pek çok alerjik reaksiyonlara ve cilt rahatsızlıklarına neden olurlar. Bu maddelerin yutulması veya solunması daha da zararlıdır. Cilt, göz ve solunum organlarında tahrişe, gözde kızarma ve ağrıya neden olur ..”
NE YAPACAĞIZ? Ne yazık ki, birbirinden şık dükkânlarda ve hatta eczanelerde rafları dolduran pek çok kozmetik ürün, tümünü burada sıralayamadığım katkı maddelerinden en az birkaç tanesini içinde barındırmaktadır. .
Ancak şunu da aklınızdan çıkarmayın, tıbbi otoriteler kozmetik ürünlerin içeriğinin tam olarak açıklanmasını zorunlu tutmuyorlar..
§ “İçerik” okumayı alışkanlık haline getirin.
§ Elinizden geldiğinde organik kozmetikler kullanın
§ Ürünlerin içeriğinde ne kadar az madde varsa, o kadar iyidir, aklınızdan çıkarmayın.
§ Aynı şey parfümler için de geçerlidir.
§ Aldığınız ürünlerin üretim tarihine bakın ve taze olmasına dikkat edin.
§ Ne şampuan ne de kremlerinizin kapağını asla açık bırakmayın.
§ Kozmetiklerinizi başkalarıyla paylaşmayın
§ Kremleri ve diğer ürünleri sürmeden önce ellerinizi güzelce yıkayın..
§ Günlük standart cilt bakımı için, günde 2 kez, gayet az miktarda ürün kullanmak yeterlidir. Çok sık ve aşırı uygulamalardan uzak durun.,
§ Ürünleri karıştırmayın, farklı ürünleri üst üste sürmeyin .
§ Birçok kozmetik ürün 3 yıl kadar bozulmadan dayanır. Eskileri mutlaka atın. Yenileri de hiç olmazsa buzdolabında saklayın.
Pek iç açıcı haberler vermediğimi biliyorum. Ama gerçek buysa elden ne gelir…
(ALINTIDIR)
(ALINTIDIR)
not:ılerleyen gunlerde rapabensız ev yapımı sampuan vs tarıflerı verecegım..
15 Mart 2012 Perşembe
Aşı yaptırmak mı yaptırmamak mı???
Aşı içindeki cıva çıkartılınca otistik çocukların sayısı azaldı! | ||||||||||||||||||||||
![]() | ||||||||||||||||||||||
|
Evde temızlıgı nasıl dogallastırabılırım???
Boraks Nedir? Nasıl Kullanılır?
Boraks, su, oksijen, sodyum ve bordan meydana gelen doğal bir mineraldir. Antiseptik, antifungal, antibiyotik özellikleriyle güçlü bir doğal dezenfektandır. Mantar oluşumunu önlediğinden koku giderici olarak kullanılabilir, yine bu özelliğiyle küflenmeyi de önler.Doğal ev temizliğinde sıklıkla kullanılan bir maddedir. Beyazlatır, suyun kirecini azaltarak yumuşamasını sağlar. Sindirim yoluna zarar verebilir bu nedenle yutulmamalıdır, hatta doğal bir mineral olmasına rağmen vücut dengelerini bozmamak adına solumamak daha doğru olur.
Boraks Nerede, Nasıl Kullanılır?
Çamaşır Temizliği:
Elde çamaşır yıkarken arap sabunu, doğal zeytinyağlı sabun ya da doğal sabun rendesi kullanabilirsiniz. Lekeli çamaşırlar için boraks, limon suyu, hidrojen peroksit veya sirke eklediğiniz suya yatırdıktan sonra yıkayın.
Çamaşır makinesi için:
1 ölçü boraks, 1 ölçü çamaşır sodası, ½ ölçü karbonat karışımını deterjan gözünüze koyun ve makinenizi çalıştırın. Bu karışıma dilerseniz 1 ölçü doğal zeytinyağı sabunu rendesi de ekleyebilirsiniz. Renkliler için kullanırken doğal zeytinyağı sabunu rendesini 2 ölçü olarak arttırın boraks ve çamaşır sodası miktarını da yarım ölçü olarak azaltın. (Örnek: 2 çay bardağı doğal sabun rendesi, yarım çay bardağı çamaşır sodası ve boraks, çeyrek çay bardağı karbonat)
Diğer bir seçenek olarak yanmamış yağla üretilen arap sabununu bir avuç kadar makinenizin çamaşır haznesine koyun ve deterjan gözüne yarım çay bardağı boraks ile yarım çay bardağı karbonat veya 1 çay bardağı çamaşır sodası ekleyin.
Boraks ile doğal sıvı çamaşır temizleyici yapmak da mümkün:
5 litre su (1 litresini kaynamış olacak)
2 su bardağı doğal zeytinyağı sabunu rendesi (1 su bardağı arap sabunu da olabilir)
1 su bardağı boraks
1 su bardağı çamaşır sodası
10 ml. dilediğiniz doğal aromatik yağ (lavanta yağı, portakal yağı, palmarosa yağı)
Doğal aromatik yağı, boraks ve çamaşır sodası ile iyice karıştırın daha sonra doğal sabun rendesini ve kaynamış suyu ekleyerek karışım homojen hale gelene kadar iyice karıştırın. Son olarak kalan suyu ekleyin. Bu karışımdan deterjan gözüne her seferinde 1 çay bardağı ekleyerek kullanın.
Doğal yağlar ve mineraller yüksek sıcaklıklarda daha etkili olurlar, makinenizi minimum 40 derecede çalıştırmanızda fayda var. Beyazları 60 derecede yıkamanız daha etkili olacaktır. Doğal sabun rendesini kendiniz hazırlayın çünkü sabun tozu olarak satılan ticari ürünlerde parabenler ve sentetik aromalar kullanılabiliyor. Daha yumuşak çamaşırlar için yumuşatıcı gözüne 1 çay bardağı doğal elma sirkesi ekleyin.
Bulaşık Temizliği:
Sıvı temizleyici isterseniz 1adet doğal zeytinyağı sabununu (yarım su bardağı arap sabunu da olabilir) rendeleyin. 1 çay bardağı boraksın üzerine 1O damla limon yağı, 6 damla biberiye yağı, 4 damla lavanta yağı, 2 damla portakal yağı damlatın ve yarım litre kaynamış su ekleyin. Bu karışımı iyice çalkalayın ve bulaşık suyuna yarım çay bardağı katarak kullanın ya da,
1 su bardağı boraks ve 1 su bardağı çamaşır sodasını karıştırın üzerine 10 damla portakal yağı, 5 damla limon yağı, 5 damla biberiye yağı ve 2 damla kekik yağı damlatın. Bu karışımdan her defasında yarım çay bardağı kadarını bulaşık suyuna karıştırın ve doğal sirkeli suyla durulayın.
Bulaşık makinesi için:
1 yemek kaşığı boraks
1 su bardağı limon tuzu (taneli ise dövebilirsiniz)
20 damla limon yağı veya portakal yağı
Tüm malzemeleri karıştırın, her yıkamada deterjan gözüne 1 yemek kaşığı ekleyin.
Kötü kokan dolaplara küçük kavanozlar içinde boraks veya karbonat koyup 2-3 günde bir karıştırabilirsiniz.
Yer Temizliği:
Özellikle yağlı yüzeylerde 2 litre sıcak su, 2 yemek kaşığı doğal zeytinyağı sabunu rendesi (1 yemek kaşığı arap sabunu da olabilir), 1 yemek kaşığı çamaşır sodası, 1 yemek kaşığı boraks, ½ fincan doğal elma sirkesi, 10 damla palmarosa yağı, bergamot yağı, limon yağı veya portakal yağı karışımını kullanın, oldukça etkili bir dezenfekte edici elde edersiniz ve durulamanız gerekmez.
Banyo Temizliği:
1 su bardağı boraks, yarım su bardağı çamaşır sodası, yarım su bardağı karbonat ve 10 damla limon yağı (greyfurt yağı, lavanta yağı, portakal yağı da olabilir) karışımını küvet temizliği ve lavabo temizliğinde kullanabilirsiniz. Kötü kokuları gidermek için bir kavanoza boraks veya karbonat koyun.
1 tatlı kaşığı çamaşır sodası, 1 tatlı kaşığı boraks, 1 yemek kaşığı arapsabunu, 1 çay bardağı doğal sirke ve yarım litre kaynamış suyu karıştırın. Püskürtme şişesinde çalkalayıp duş çevresindeki duvarlar ve duşakabinlere sıkın. Sirkeli su ile durulayıp pamuklu bezle silin.
Tuvalet Temizliği:
Klozetin genel yüzeyleri ve oturma kısmının çevresi ve altını temizlemek için anti-bakteriyel sprey temizleyici: 1 su bardağı su, ¼ su bardağı doğal zeytinyağlı sabun rendesi (1 yemek kaşığı arap sabunu da olabilir), ¼ su bardağı boraks, ¼ su bardağı çamaşır sodası, 10 damla çay ağacı yağı(hint defnesi yağı), 10 damla lavanta yağı veya nane yağı. Püskürtme şişesi ile iyice çalkalayıp sıkın. Nemli bir bez veya süngerle silin.
Klozet iç yüzeyleri için: 1 fincan boraks, 1 fincan çamaşır sodası, ½ fincan karbonat, ½ fincan doğal sirke, ve 10 damla çay ağacı(hint defnesi yağı) yağı kullanılabilir. Bu karışımı dökün ve fırçalayın.
Klozetteki inatçı lekeler için: 1 fincan boraks, 1 fincan çamaşır sodası, 1 fincan doğal sirke, 1 fincan dövülmüş limon tuzu, 10 damla biberiye yağı veya lavanta yağı, 5 damla limon yağını karıştırın tamamını dökün ve 1 gece bekletin, sabah sadece sifonu çekin.
Yukarıdaki karışımları alaturka tuvaletler için de uygulayabilirsiniz. Tuvaletteki kötü kokular için çöp kutunuza bir miktar boraks ekleyin bakteri ve küflenmeyi önlediğinden kötü koku oluşmasını önler.
Halı Temizliği:
Yarım su bardağı boraks ve yarım su bardağı karbonatı karıştırın kötü kokan halılara serpin ve birkaç saat sonra süpürün. Bu kötü kokuları oluşturan bakteri, mantar ve küfleri dezenfekte edecektir.
yesılköüpükblogspottan.alıntıdır
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)