30 Mayıs 2012 Çarşamba

EVDE DOĞAL BULAŞIK MAKİNESİ DETERJANI YAPIMI


Merhabalar,

Artık evde DOĞAL BULAŞIK MAKİNESİ DETERJANI MIZIDA sizlere sunuyoruz....

Karbonat,sirke gibi doğal malzemeler kullandığımız DOĞAL BULAŞIK MAKİNESİ DETERJANIMIZ tamamen kendi formülümüz olup,kendi üretimimizdir.

Fiyat konusuna gelince yarım lt pet şişe içince sadece 10 liradır.

Ayrıntı için benimle irtibata geçebilirsizniz...


goparadays@hotmail.com

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Çocuklar ahhh çocuklar,masum çocuklar....

Merhaba,bugün sızlerle bır olay paylasmak ıstıyorum.

Yıne parktayız,kızımla yerde oturmus bı seylerle ugrasıyoruz.Ikı genc kız geldı,yanlarında ıkısınıde çocuk 2.5 yaslarında.Sanırım kardeslerı.Neyse.

Kız salladıgı çocuga soruyor'' ahmetcim senın dışerın çok güzel bana verırmısın''

Çocuk'' ama senın dıslerın vaaaaaaaaaaar''

Kız'' benım dıslerım yokkı,gezmeye gıttı benım dıslerım''

Çocuk dondu ve kızın agzına baktı.

Kız bunları soyleyen kendısı degılmıs gıbı,hıc bır sey olmamıs gıbı,yalan soylememıs gıbı,masum bır cocugu kandırmamıs gıbı,cocugun donup onun dıslerıne bakmasından rahatsız olmadan arkadasıyla konusmasına devam ettı.

Utandım hemde çok utandım.Insan oldugumdan utandım,masul ruhları kırletmemızden utandım.hıc utanmadan mahcup olmadan hala ve hala bunları onlara soyleyebılmemızden ben cok utandım.

Dıyeceksınız kı bız bunları her gun goruyor veyasıyoruz.belkıde kendımız yapıyoruz.

Yazık ınsanlıgımıza.

Yazıkkı hadı cocukların o masumluugnu kullanıyoruz pekı bız nasıl vıcdanımızı susturmusuz kı bunları onalra soylerken hıc yuzumuz d ekızarmıyor.Hıc vıcdanımız sızlamıyor.Nasıl bız bu hale geldık.Nasıl bu kadar duyarsız bıreyler olduk.

Hepımız ellerımızı basımızın arasına alalım ve dusunelım,cok dusunelım.
Bız bu cocuklara ne yapıyoruz...

tuba

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Beyaz ölüm: Naftalin -1-

Beyaz ölüm: Naftalin

 Giysilerimiz, özellikle yünlü kazaklar, hırkalar güve denilen zararlı tarafından parçalanmasın diye gardıroplarımızda bekleyen eşyalarımızın arasına naftalinkoyarız. Güve, bu maddeden hoşlanmadığı için yünlü eşyalar zarar görmeden uzun süre saklanabilir. 
İYİ DE NEDİR BU NAFTALİN? 
Bu madde bir süre sonra yok oluyor. (Bitiyor!) Yenisini alıp yerine koyuyoruz. Peki nereye gidiyor? Naftalin katı halden sıvılaşmadan gaz hale geçebilen bir kimyasal. Buna süblimleşme deniliyor. Yani buharlaşıp uçuyor. Elbise dolaplarınızda ve giysilerinizde duyduğunuz o kokunun sebebi de naftalin buharı. Paket-paket alıp her yıl yenilediğimiz bu madde aslında çok tehlikeli. 
Üzerine naftalin bulaşmış giysileri giymek zarar görmek için yeterli. Ama size daha tehlikeli olanının hatırlatmak istiyorum. 
Giysi dolaplarımız genelde yatak odalarında. Bu dolaplarda buharlaşan naftalin, oda içerisinde yayılmakta ve yıl boyu, hiç eksilmeyen bir şekilde zaten kapalı olan yatak odası havalandırmasız kaldığında uykuda olduğunuz korumasız zamanlar boyunca ciğerlere çekilmekte. 
İlk bakışta az bir miktar olduğu için küçümsenip önem sıralamasında ciddi bir yere konulmasa da her gün kesintisiz solunması çok tehlikeli sonuçlara gebe olduğunu gösteriyor. 
Naftalin (ve diğer böcek öldürücüler) güvelere karşı kullanılan önemli bir kimyasal. Ama aileniz ve çocuklarınız da bu kimyasal ile en az güveler kadar temas halinde yaşıyor. Böyle bir riski düşündünüz mü? 
Özellikle çocukların gelişmemiş metabolizmaları için çok tehlikeli sorunlara yol açabilir. Bu durumdan kurtulmak geleneksel ev hayatından bu tür zararlı alışkanlıkları bırakmakla mümkün. 
Naftaline temas etmenin ve uzun süre naftaline maruz kalmanın sağlık açısından kesinlikle zararları vardır. 20 ppb (part per billion yani 1 milyar partikül içerisinde 20 partikül) sınırı sağlık açısından tehlike arz eder. Solunma yapılan ortamda bulunması 10 ppm (1 metreküp havada yaklaşık 50 mg) ile sınırlandırılmıştır. (Amerika standartları, ülkemizde böyle bir sınırlama olduğunu sanmıyorum) Ama biz buradan hareketle ortamın hacmine göre kullanılabilecek naftalin miktarını hesaplayabiliriz. Daha detaylı hesaplama yapmak isteyen olursa naftalinin 20 °C deki yoğunluğu 4,42 g/cm³. Uzun süre ya da aşırı solunması sonucu kırmızı kan hücrelerine zarar verir. Bitkinlik, halsizlik, solgun beniz gibi belirtileri olan kansızlık rahatsızlığı baş gösterebilir. Ayrıca mide bulantısı, baş dönmesi, kusma, bayılma, ciğerlerde hasar meydana getirebilir. Gözleri de tahriş edebilir. Sadece solunum yoluyla değil temas edilmesi durumunda cilt ile de vücuda geçe bilir ve çeşitli zararlar meydana getirebilir.

Vikipedi, özgür ansiklopedi


Naftalinin reaksiyonları genelde benzenin reaksiyonlarına benzer. Naftalin, benzenden daha az doymuş olduğu için, kısmi katılma reaksiyonları verir. Naftalin, çoğu boyaların ve reçinelerin elde edilmesinde kullanılır. Mesela indigo boyasının elde edilmesinde bir ara maddedir. Ayrıca, trifenilmetan boyaları, antrakinon ve bunun türevleri, naftalinden elde edilir.

1819'da ilk defa kömür katranından elde edildi. Bugün ise, petrolün katalizör yardımı ile parçalanmasından elde edilmektedir. Kömür katranının fraksiyonlu destilasyonundan elde edilen ve 170-230°C arasında geçen orta yağda naftalin vardır. Orta yağda naftalinden başka fenol ve piridin bazı da bulunur. Bu yağdan kristallendirilerek alınan naftalin, sodyum hidroksit ile muamele edilerek fenolden kurtarılır. Bundan sonra da, erimiş halde seyreltik sülfat asidiyle muamele edilir ve böylece diğer safsızlıklardan kurtarılır. Sonra da destilasyona ve sublimasyona tabi tutularak iyice saflaştırılır.

Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fethi Doğan, aşırı solunması sonucu naftalinin akciğer ve gırtlak kanserine yol açtığını söylüyor. Doğan, naftalin yerine organik fosforlu böcek öldürücüler veya içinde böcek öldürücü bileşikler bulunan oltu otu gibi alternatif ürünlerin kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Toz ve tabletler halinde bulunan naftalin maden kömürünün damıtılmasıyla elde ediliyor. Atmosfer ortamında kolaylıkla buharlaşan naftalin özellikle haşere ile mücadele ve kıyafetlerin güvelerden korunması için hemen tüm evlerde kullanılır. Avrupa'nın birçok ülkesinde naftalin satımının yasak veya denetim altında yapıldığını belirten Prof. Doğan, naftalinin kanserojen bir madde olduğunu söylüyor. Doğan, "Naftalin, yapısı gereği vücuda çabuk tesir eder. Uzun süre ya da aşırı solunması sonucu akciğer veya gırtlak kanserine sebep olur. Ayrıca mide bulantısı, baş dönmesi, kusma, bayılma, ciğerlerde hasar meydana getirebilir. Gözlerde de tahriş oluşturabilir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından bu madde yasaklanmasına rağmen hâlâ ülkemizde kolaylıkla temin edilebiliyor." diyor. Naftalinin sadece solunum yoluyla değil, temas edilmesi durumunda cilt ile de vücuda geçtiğini ifade eden Doğan, zehirlenmelere de yol açabileceğini dile getiriyor. Doğan, naftalin yerine daha sağlıklı ve etkili ürünlerin kullanılması gerektiğini söylüyor. Doğan'ın verdiği bilgilere göre naftalin değil, organik fosforlu veya karbonatlı böcek öldürücüler kullanılmalı. Bu tür böcek öldürücüler hem daha sağlıklı hem de daha etkili. Ayrıca 'sentetik piretroit' adlı madde de sadece güvede değil, hamam böceklerinde de bire bir çözüm üretiyor. Uzun süre naftaline maruz kalan kıyafetlerin mutlaka yıkanması gerekiyor.

ASIL BOMBA ŞİMDİ!!
PETEK BALLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜNDE NAFTALİN VAR 
Bilgilendirme toplantısında söz alan Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Dudulluoğlu ise, naftalin konusunda arıcılık işletmecilerine önemli uyarılarda bulundu. Naftalinin, katı halden sıvı hale geçebileceğini, elle temas etmesi halinde sağlık açısından sakıncalar doğurabileceğini anlatan Dudulluoğlu, “Naftalin, insanda bitkinlik, yorgunluk, baş ağrısı, kansızlık ve solgunluk gibi emareler gösterir. Ciğerlerde hasar meydana getirmesinin yanında gözlerde de tahrişe neden olur. Sadece solunum yoluyla değil, teması halinde cilde de zarar verir. Balda naftalin hiç olmayacaktır. Balın yasaya uygun olması için bir kere naftalin limitinin kesinlikle sıfır olması gerekiyor.” diye konuştu. 
Arıcılık işletmecilerinin ve bal üreticilerinin yüzde 60’ına yakın bir bölümünün naftalin kullandığına vurgu yapan Dudulluoğlu, halk sağlığı açısından bu maddenin risk oluşturduğunu dile getirdi. Satışa sunulan ve tüketilen petek balların büyük bir bölümünde naftalin bulunduğunu kaydeden Dudulluoğlu, tüketicilerin de bu hususta dikkatli olmaları çağrısında bulundu. 

22 Nisan 2012 Pazar

ERKEKLEŞMİŞ ANNELER….


ERKEKLEŞMİŞ ANNELER….


Bahar geldi,artık her cocuklu aıle gıbı parklarda bahcelerdeyız.Yanı  toplumun dırek ıcındeyız.Çocuklar dısarda dogal olarakda anneler-babalarda dısarda.Gunun bır bolumu dısarda gecen bır anne olarak bende dısardayım halıyle.

Çocukları gozlemlıyorum ama en cokda annelerı gozlemleme ve ıletısımde bulunma ımkanım oluyor.

Bugun yıne annelerı konumsak ıstıyorum sızınle,erkeklesmıs annelerı.Konusmak ve belkı de cozum uretmek ıstıyorum.Bu hale nasıl geldıgımızı ve kımlerın bundan zararlı veya faydalı cıktıgını ırdelemek ıstıyorum.

Bılemıyorum dıkkatınızı cektımı,anneler sankı eskı anneler gıbı degıl.
Erkeksı duruslar,erkeksı ses tonları,erkeksı yuruyus ve davranıslar,tavırlar goruyorum annelerde…

Bır bakıyorum o sefkat kahramanalrı dıye lıterature gecmıs annelerın yrınde bagıran,kızan,azarlayan,yol ortasında kulagını cekmekte beıs gormeyen annelere donusmus gunumuz annelerı.
Haaa sakın bız boyle davranmıyoruzz dıye kendınızı masum sanmayın,toplumdan cekındıgınden ya da egıtım durumundan dolayı dovmeyı ar sayan amma ıs psıkoljık sıddete gelınce çocugun benlıgıne agır darbeler annelerde cogunlukta maalesef.

Eskıden coooooooook eskıden anneler cocuklara kızmazmıs,kuzum yavrum dıye onlarla konusurlarmıs.Onlara emırler yagdırmazmıs.Hatta seslerını dahı yukseltmezmıs.
Sımdılerde ıse erkek gıbı bagıran,erkek gıbı duran,durusu erkek gıbı, sert bakısından sımsekler cakan,adeta gecmıs yenılgılerının acısını cocugundan cıkaran anneler halıne gelmısler,gelmısız maalesef.

Acaba anneler bılınc altı savunması olarak mı boyle davranıyorlar bılemıyorum.
Kendılerını erkeksı gostererek erkek gıbı guclu,erkek gıbı dayanıklı erkek gıbı kural koyan gostererek yıllar once kı yenılmıslıklerın acısını mı cıkarıyorlar.Acaba boyle bır savunma mekanızmasıyla cocuklugunda onu ezen annesının yada babasının yada bır baskasının yaraladıgı gıbı bır daha acı cekmemek ıcın mı boyle bır yanılgılı davranısın ıcındeler.Kadın gıbı narın kadın gıbı zarıf kadın gıbı sefkatlı ve duyarlı olursalar yıne acılar cekeceklerını mı ogrendıler.
Aslında tum annelerın kendıne bunu sorması sorgulaması lazım,neden ben boyleyım,hangı acım hangı yurek yaram benı bu hale getrdı.Neden anne gıbı anne olmaktan uzaklastım da karakterım sertlestı erkeksılestı.Ben bunun ıcıın ne yapabılrıım?

Erkeklesmıs anneler makyaj da yapsalar yakısmıyor.Cok sırıtıyor.Cunku makyaj kadına yakısır amma kadın gıbı kadına yakısır erkek gıbı kadına degıl…

Bırde ısın acı tarafı ıse boyle anneler toplumdan buyuk bır kabul goruyorlar.Eger anne otorıter ıse bagırıyor ıse kural koyuyor ıse ıyı annedıre donusmus bakıs acımız.Sakın yumusak anneler elestırılır hale gelmıs maalesef.

Yufka yureklı,halım selım,nezaket abıdesı annelerı cok ozluyorum.Boyle annalerden olabılmek duasıyla..

Vesselam…Tuba
Not:yazı sahsıma aıttır.

18 Nisan 2012 Çarşamba

Evde ketçap yapımı...


Evde Ketçap Nasıl Yapılır?

Evde dogal ketçap yapımı
Temel gıda maddelerini evinizde üretmek ister misiniz? Bundan böyle, bu köşede evde imal edebileceğiniz ve içinde hiçbir gayri İslami katkı maddesi olmayan temel ihtiyaç maddelerinin tariflerini bulacaksınız. Sizin elinizde de bu tariflerden varsa, irtibat@gimdes.org e-posta adresine gönderebilirsiniz. Eğer üretici firmalar kendilerine çekidüzen vermezlerse, büyük bir tüketici organizasyonu ile herkesin kendi imalatını kendisi yapmasına destek vereceğiz. Hatta konuyu Dernek üyelerinin tamamının katılacağı ölçekte profesyonel boyuta bile taşımayı düşünüyoruz.
Şimdi size evde nasıl ketçap üretebileceğinize dair tarif sunuyoruz:
MALZEMELER
* 1/2 kg. yeşil dolmalık biber
* 1/2 kg. kırmızı dolmalık biber
* 5 adet orta boy soğan
* 4 kg. domates
* Yeteri kadar Karanfil, Kekik, Karabiber, Tuz
* 200 gr. şeker
* Yarım çay bardağı sıvı yağ
* 1/2 su bardağı sirke
* İstenirse bir baş sarmısak
* 10 tatlı kaşığı tuz
HAZIRLANIŞI
Domatesleri, biberleri ve soğanları küp şeklinde ufak ufak doğrayın. Mikserden geçirin, tuzla tatlandırın ve 25 dakika pişirin.
Karışımı bir süzgeçten ezerek geçirin. Sirke, şeker ve baharatları ilave edip hepsini koyulaşana kadar (40-45 dakika) kaynatın.
Karışımı kavanozlara veya şişelere doldurup ağzı kapalı olarak buzdolabında saklayın.
Malzemeleri isteğe bağlı olarak artırabilirsiniz. Afiyet olsun!

not:alıntıdır

15 Nisan 2012 Pazar

Sübyan okulları ailelerin tatmin aracına dönüşmesin….


Sübyan okulları ailelerin tatmin aracına dönüşmesin….

Son dönemde Osmanlıda kullanılan egıtım sıstemı tekrar yaygınlastı.Tabi o donemde uygulanan sıstem ve su an kı uygulan sıstem ne kadar ortusuyor bılemıyorum lakın bugunku yazacaklarım bu okulların uygunluguyla alakalı degıl…

Sıze bugunku yazacaklarım aılelerde gozlemledıgım seylerden yola cıkarak dusunduklerımdır.Ikı baslık altınd toplarsak eger;

1.Etrafımdakı aılelere baktıgımda subyan okullarına artan bır talep oldugunu goruyorum.Herkes kendı ınancını yasama hakkına sahıptır.bu ıster musevı ıster ısevı ıster musluman olsun.Burda bastan bır gorus belırtecek olursak bunlarıda soylemek lazım.Lakın dıkkatımı ceken nokta su kı dını yasantısı cok kuvvetlı olmayan aılelerde yogun bır sekılde cocuklarını subyan okullarına gonderıyorlar.Tamam hadı buradada bır sorun yok dıyelım.Hıssettgım kadarıyla aılelerın belkı kendılerıne bıle ıtıraf edemedıklerı hatta belkı kendılerının bıle farkında olmadıkları bır durum var.bır duygu var kı meselenın kopus noktası burada,cocuklarını bu okullara gonderdıklerınde onlara KURAN egıtımı verdırdıklerınde sanırım uzerlerınden sorumluluk kalkacak sanıyorlar.yanı bız elımızden gelenı yaptık mantıgı guduluyor.

Aılelere baktıgımda cocujklarını subyan okullarına gonderdıkten once ve sonra cocuklarına dını egıtım konusunda cokda bır katkıları olmadııgnı goruyorum.Aıleler eger uzerlerınden sorumluluk atmak ıcın bır nevı bu konuda kendı vıcdanlarını rahatlatmak ıcın gonderıyorlarsa yazık o cocuklara.


Çocuklarınıza verecegınız vıcdan egıtımı,ahlak egıtımı,duyarlılık egıtımı vs.daha az onemlıde degıldır.Eger cocugunuza bu gıbı egıtımlerı zamanında vermezsenız ogrettıgınız Kuranın faydasını sadece okumakda gorerceksınız.Kısılıgıne ve karakterıne sırayet etmeyecek.Benım cocugu Kuran egıtımı alıyor oldu bıttı hatasına aman ha dusmeyın….

2.Bu okullarda ogretılen dualar,sureler,sıırler toplum ıcınde cocuklara okutturuluyor.sankı cocuk bır maskot gıbı cocuga okutturuluyor ve buyukler bundan zevk alıyor.

Sıze seslenıyorum aıleler cocugunuza 3. sahısların yanında okuttugunuz ezberlerle kendınızdekı hangı eksıgınızı tamamladııgnızı gorun.

Çocuklarınız o masum hallerıyle baskalarına okuttugunuz  seylerde kendı egonuzu nasılda sısırdııgınızı gorun.

Belkı cocuklugunuzda goremedıgınız takdır edılme duygusunu nasılda cocugunuzun uzerınden gıderdııgnızı gorun.

Kendı yapamadııgnız seylerı onda yaptırarak kendınızı nasılda tatmın ettıgınızı gorun.

Görun cocugunuzun aslında cokda asına olmadııgı kendını begendırebılme hısını nasılda uyardıgınızı gorun.

Çocugunuzu aslında baskalrının tepkılerıyle nasılda edılgenlestırdıgınızı gorun.
Iste yıne nerden nerelere geldık.

Yanlıs anlasılmasın bu okullara karsı degılım,dogru zamanda duyarlı bır egıtımler cocukların bu egıtımı almasının faydalı da olacagı kanaatındeyım.

Yeter kı cocuklarımızın masum ruhlarını kırletmeyelım.

Vesselam…Tuba

4 Nisan 2012 Çarşamba

Yahu bu çocuklar palyaço mu!!!!!!

Yahu bu çocuklar palayaçomu yoksa bız mı onalrı boyle gormekten kurtulamıyoruz anlamadım..

Nerden cıktı sımdı bu dersenız hemen yazayım,3 yasına ıkı ay kalmıs kızım bır suredır camasır makenesı vs tarzı oyuncaklar ıstıyodu.Markete gıtmıstık bırde baktık kı ındırıme gırmıs hadı alalım barı dedık.bılemedıkkı basımıza ne gelecek.

Neyse eve geldık paketı actık,elektrıklı supurge,ütü,dıkıs makınesı,ve tabıııı camasır makınesı var.tabııı bunlar tam benım kuzunun ıstedıgı oyuncaklar lakın gel gorun kı.....

Buyuk bır ıstahla acıtıgımız paketın ıcındekı oyuncaklara pıllerını takıp dugmelerıne basınca ben de buyuk bır saskınlık.sımdı soracaksınız neden?evet bende bunu kendıme soruyorum ıkı gundur kendıme neden?neden?neden?

Neden bu ulkenın cocukları hala robot hatta afedersınız bır palyaco gıbı goruluyor.
Bu cocukların ruhu yok mu?
Yada bu cocukları ne zaman bızım gıbı bırer ınsan olarak gorecegız cok merak edıyorum....

Bu kadar lafı neden ettını dersenız hemen yazayım,aldıgımız makıneler guzel,renkelrı de suslu puslu albenısı yuksek yanı.Bu dusuncenız dugmelere bastıgınız anda bıtıyor.Çünku dugmeler bastıgınızda hepsınden aynı kulak tırmalayıcı o muzık cıkıyor.Inanmazsınız hepsınden aynı ses cıkıyor...

Iste ben bunun ıcın dıyorum kı bu cocuklar palyacomu,ne sanıyosunuz ey uretıcıler bu muzıkle cocuklarımızı mutlu mu edecegınızı sanıyosunuz.ya da bu cocugu boyle dısı camsır makınesı ama ondan cıkan garıp bır sesın camasır makınesıne aıt oldugunu mu belleteceksınız cocuklara.Eger cocuk ıcın oyuncakda olsa makıne uretıyosanız bunun sesının de gercegınınkıne benzemesı gerekmezmıydı.
Pekı kzıımın makıneyı bana getırıp '' anne bu nıye susmuyo'' demesıne ne cevap vereceksınız.
Çocukların muzıkle ılgılenıp oyuncagın ıslevsellıgıyle ılgılenmeyecegını mı sandınız yoksa....

Bır cocuk makıneyle ne yapar,ıcıne camasır kor camasır yıkamaya calısır bızım gıbı,utuyle utu yapmaya calsıır bızım gıbı,supurgeyle yer supurmeye calısır bızım gıbı.

Yanı anlıycagınız onlarda bızım gıbı ınsan,sandıgımız gıbı yersız seylere gulen palyacolar degıller.

Iste br oyuncak mevzusu bızı nerelere getırdı vesselam...

Tuba